scorecardresearch

Allah'ı gerektiği gibi takdir etmeyenler

64 izlenme
Kategori Din
Eklenme Tarihi 2 yıl önce
DilTürkçe
Açıklama
Allahın Gerçek Mucizelerini görmek için Bakış Açımızı değiştirmenin vakti gelmedimi
ENFÂL-22
Muhakkak ki; Allah katında, (yerde yürüyen) hayvanların en şerrlisi (kötüsü) akıl etmeyen sağır ve dilsizlerdir. Allah'ın katındaki dizayn içerisinde insanlar, Allah'a ulaşmayı dilemedikçe irşad makamına bakarlar ama görmezler. Gözlerinde hicab-ı mesture vardır. Onu, başka bir insandan ayırt edemezler. Herhangibir insan hüviyetinde görürler. İrşad makamının sahibi olduğunun şuuruna bu sebeple varamazlar, akıl edemezler. İrşad makamının sözlerini kulaklarıyla işittiklerini zannederler ama sadece duyarlar, mânâya varamazlar. Kulaklarında vakra vardır. Ve onlar, Allah ile konuşamazlar, Allah'ın söylediklerini işitemezler, bu sebeple dilsizdirler.

İnsanlar, Allah'a ulaşmayı diledikleri zaman Allahû Tealâ, onların gözlerindeki hicab-ı mestureyi alır. İrşad makamına baktıklarında onun irşad makamı olduğunu anlarlar, o zaman görürler. Kulaklarındaki vakra alındığı zaman işitirler. Allah'a ulaşmayı dilemek istikametindeki sözlerinin mânâsını anladıkları zaman davete icabet ederler.

Davet, irşada davettir, irşad makamına tâbî olmaya davettir. İnsanlar, işittikleri ve gördükleri zaman davete icabet edeceklerdir. Allahû Tealâ, sağır ve dilsizleri bu âyetle "dünyada yürüyen hayvanların en şerrlisi" olarak ifade etmiştir. Ayrıca hayvanlar ve insanlar A'raf-179'da mukayese edilmektedir. Burada da aynı mukayese gün ışığına çıkmıştır. Dolayısıyla bu âyet-i kerime; A'raf-179 ile bir illiyet rabıtası içerisindedir:



7/A'RÂF-179: Ve lekad zere’nâ li cehenneme kesîren minel cinni vel insi lehum kulûbun lâ yefkahûne bihâ ve lehum a’yunun lâ yubsırûne bihâ ve lehum âzânun lâ yesmeûne bihâ, ulâike kel en’âmi bel hum edallu, ulâike humul gâfilûn(gâfilûne).
Ve andolsun ki; cehennemi, insanların ve cinlerin çoğuna hazırladık (yarattık). Onların kalpleri vardır, onunla fıkıh (idrak) etmezler. Onların gözleri vardır, onunla görmezler. Onların kulakları vardır, onunla işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir. Hatta daha çok dalâlettedirler. İşte onlar, onlar gâfillerdir.

Etiketler